OSMANLI'DA SIBYAN MEKTEPLERİ

Google Plus Share
Facebook Share

OSMANLI'DA SIBYAN MEKTEPLERİ

 

Sıbyan Mektepleri Tanımı, İşleyişi ve Tarihi

Sıbyan Mektebi Nedir?

Sıbyan Arapça bir kelime olan Sabi'nin çoğuludur ve küçük erkek çocuk anlamındadır. Sıbyan mektebi ise küçük erkek çocuklar için açılmış olan okul demektir. Ancak ismini "erkek çocuk"tan almış olmasına rağmen sıbyan mekteplerinde kız çocuklar da erkek çocuklar ile eşit haklarla okutulmuştur.

 

Sıbyan Mekteplerinin İşleyişi

Sıbyan mekteplerinin işleyişine dair en eski yazılı kaynağa Fatih Sultan Mehmet'in oğlu II.Beyazıt'ın bir vakfiyesinde rastlanır. Buna göre 30 kişilik sıbyan mekteplerinin programında, başlangıçta sadece Kur'an okutmak ve namazla ilgili gerekli bilgileri öğretmek bulunuyordu. XVII. yüzyıl ortalarında yaşamış Mehmed Efendi adında bir Sıbyan Mektebi mualliminin yazdığı "Nevhatu'l-Uşşak" isimli şiirde, yazı dersinin de programa alındığı ve bu ders için ayrı bir öğretmenin görevlendirildiği görülür. I. Mahmut'un annesi tarafından Galata'da yaptırılan bir mektebin ve yine I. Mahmut'un eşi tarafından Beşiktaş'ta yaptırılan bir mektebin vakfiyelerinde hat derslerinin varlığından söz edilir. Öğretim programına ilave edilen bu ders, bütün vakfiyelerde de belirtilmiş olduğu gibi hat-kaligrafi dersidir.

 

1781 yılında I. Abdülhamit'in yaptırdığı Hamidiye Mektebi'nin programına Arapça ve Farsça eğitimlerinin konmuş olması genel görüşe göre devrim kabul edilmektedir. Bu bakımdan Hamidiye Mektebi 1838'de açılmasına teşebbüs edilen Rüştiye'lerin de başlangıcı sayılmaktadır.

 

1846'da basılan bir talimatnameden o devrin ders programını ve eğitim süresini öğrenmek mümkündür. Buna göre 4 yıllık tahsil süresince, Elifba, Kur'an, İlmihal, Harekeli Türkçe, Muhtasar ahlakı memduha risaleleri, Türk dilinden Sülasi, Rübai Humasi ve Südasi isimler ile kelimelerle tertip edilmiş lügat, sülüs ve nezih yazıları okutulmaktadır.

 

Yukarıda konusu geçen II. Beyazıt'a ait vakfiyeden anlaşıldığı kadarıyla, sıbyan mekteplerinin bir hoca ve onun yardımcısı olan bir kalfa tarafından idare edildiği görülür. Ayrıca hat dersi için başka bir hoca

1862-67 yıllarında "dar al mu'allim-i sıbyan" denilen öğretmen okulları açılmıştır.

 

Sıbyan mekteplerinin ikinci öğretim elemanı kalfalardır. Kalfa çocuklarla meşgul olur, onların derslerini takip ederdi. Öğretmen kalfanın öğrettiklerini iyice öğrenmiş ve gelişmiş öğrencilerle meşgul olurdu. Bu öğrencilerden çok ileride olan birkaçı öğretmen tarafından kalfaya yardımcı olarak seçilirdi.

II. Beyazıt döneminde sıbyan mekteplerinin öğrenci sayısı 30 olarak belirlenmiştir.

 

Planlama ve Konstrüksiyon

Osmanlı'da mektep mimarisinin iki tür üzerinden geliştiği görülmektedir. Birinci tür en yalın biçimiyle dörtgen planlı kapalı dershane bölümüyle ona bağlı giriş bölümüdür. İkinci tür ise girişin genişletilerek yanları açık, geniş saçaklarla örtülen yazlık bölümlere dönüştürülmesidir. Sıbyan mekteplerinin önemli bir özelliği çoğunlukla tek derslikli oluşlarıdır. Bunun nedeni onların birer vakıf yapısı olarak ekonomik var oluşlarında, bir başka sebebi de İslamiyet'in başlangıç yıllarında bir hocanın İslamiyet'i öğretmek gayesi ile evlerde veya dükkânlarda küçük bir topluluğa verdiği derslerin bir model oluşturmasıdır.

 

Büyük kentlerde özellikle İstanbul'daki çoğu mektepte dersliklerin yanında derslikten girilebilen küçük bir oda daha bulunur ki; bu odaların muallim veya kalfalarca kullanıldığı bilinmektedir. Sıbyan mekteplerinde dersliklerin genellikle kare ya da kareye çok yakın bir biçimde yapıldığı görülmektedir. Bu tür planlama rahle ve minderler kullanılarak çeşitli gruplaşma ve yerleşime imkan sağlamaktadır. Kare mekan Osmanlı dinsel mimarisinin ana elemanı sayılmaktaydı. Birçok caminin kare plan ve kare plandan geliştirilen biçimlerin üzerine oturtulan kubbelerden oluşmuş olması, başlangıcı dinsel olan sıbyan okullarının mimarisine örnek teşkil etmiş olabilir.

Resim 1. I. Mahmut Sıbyan Mektebi Üst ve Zemin Kat Planları

Resim 1. I. Mahmut Sıbyan Mektebi Üst ve Zemin Kat Planları

 

Çoğunlukla iki katlı olan sıbyan okullarında sınıf hacimleri daima üst kata yerleştirilmiştir. Prof. Dr. Özgönül Aksoy'un ifadesine göre bunun nedeni çocukların rutubetten korunmak istenmesidir. Mekteplerde kitapların da rutubetten korunması için raflar üst katlara yapılmıştır. Ders sırasında sokağın günlük gürültülerinden kaçma ve daha uygun bir ışıklandırma arzusu, dersliklerin üst katlara yerleştirilmesinin başlıca sebeplerindendir. Zemin katta bazen dükkanlar, bazen de kapalı oyun yerleri, helalar, çeşmeler ve sebiller bulunurdu. Dershane hacimleri ocakla ısıtılırken, duvarlardaki dolaplar da birer küçük kitaplık rolünü üstlenmişlerdi. Öğrenciler bu dolaplara Elifba cüzlerini, Kuran-ı Kerim'leri ve diğer araç ve gereçlerini koyarlardı.

 

Sıbyan mektepleri devrinin diğer toplumsal yapılarıyla kıyaslandığında, boyutlarında çocuk ölçeğinden yana bir yaklaşım sezilir. Kapılar, pencereler ve merdivenler gibi mimari elemanların, bir caminin, medresenin ya da türbenin mimari elemanlarına göre daha ufak tutulduğu görülür.

Sıbyan mekteplerinde kullanılan malzeme ve yapım tekniği binanın önemine göre değişmektedir. Özellikle bir külliye içinde yer alan mektepler o külliyenin üslup ve diğer özelliklerini yansıtır. Tek yapı halinde bağımsız yapılmış olanlarda ise, vakfın parasal gücü oranında yapım tekniği ve malzemede farklılıklar görünmektedir.

 

Bunun yanı sıra sıbyan mekteplerinde, Osmanlı'nın diğer yapılarında da uygulandığı gibi geleneksel malzeme olan taş ve tuğlanın kullanıldığı görülür.

 

Duvarların bazen tamamen kesme taş olduğu, bazen ise arasına iki veya üç sıralı tuğlaların girdiği görülür. Kubbe ve tonozlar tuğladan örülüp, dış duvarlar tarafından taşınır. Örtü sistemi olarak çoğunlukla kubbe kullanılmıştır. Son dönem yapılarda ya da sonradan onarım görmüş olanlarda kırma çatıya da rastlanır.

 

Kubbe ve tonozların iç kısmı sıvalı olup, dış yüzeyleri kurşunla kaplanmıştır. Kubbe, tonoz veya kırma çatı olmak üzere her örtü sistemine geçişte kirpi saçak kullanılmıştır.

 

Pencereler alt sırada daima dikdörtgen formlu olup, bir çoğunun üzerinde tuğla ya da kesme taştan yapılmış içi dolu hafifletme kemerleri bulunur. Bunlar demir yada bronzdan yapılmış kafeslerle örtülüdür. İkinci sırayı oluşturan üst pencereler ise çoğunlukla dairesel  ya da yuvarlak kemerlidir. Bu açıklıklar, fil gözü denilen alçı şebeke ile kapatılmıştır. Tüm pencere ve kapılar mermer sövelidir. Geç dönem örneklerde farklı uygulamalara rastlamak da mümkündür.

 

 

 

 

 

 

ABDULLAH PAŞA SIBYAN MEKTEBİ

Konumu

Abdullah Paşa Sıbyan Mektebi; İstanbul İlinin, Fatih İlçesinde, Saraç İshak Mahallesi, Katip Sinan Mektebi Sokağı üzerinde yer alır.

 

Tarihçesi

Abdullah Paşa Sıbyan Mektebi'nin tarihi hakkındaki en önemli kaynak, binanın zemin katında parçalar halinde bulunan kitabedir. Altına Hicri 1161 (Miladi 1748) tarihi düşülen kitabe, dönemin padişahı Sultan I. Mahmut'un ve Abdullah Paşa'nın isimlerini verir. Kitabedeki bu bilgilerden binanın 1748 yılında Osmanlı Sadrazamı Seyyid Abdullah Paşa tarafından yaptırıldığı kesin olarak söylenebilir.

kitabe

Abdullah Paşa Sıbyan Mektebi Kitabesi

Zīver-i ser-ṣafḥadırmecmūʿa-i ḫayrātına

 Efḍāl-i şāhān-ı ʿālemekmel-i devr-i zamān

Bu müzeyyen mekteb-i pākīze-i dil-keş ruḳūm

 Ḥażret-i SulṭānMaḥmūdḪān-ı İskender-rüsūm

Rūz u şebetmekdemaḥṣūsāduʿā-yı devletin

 Ol şehenşāhıŋ (??) .. ḫayır-ḫˇahıvezīr-i aʿẓamı

Pīr ü bernā hem-zebān olmuş ʿalā-vechü’l-ʿumūm

 SeyyidʿAbdullah Paşa kim o dur faḫr-i ḳurūm

Başladı Niʿmet elif bādan yazıp tārīḫini

 Bir cūd ………. sıyla….…… (??)

YapdıʿAbdullāh Paşa mekteb-i kenz-i ʿulūm

1161  [1748]

Olalı ṣadr-ı muʿallā-yı şeref-baḫş-ı ḳudūm

Çizelge . Abdullah Paşa Sıbyan Mektebi Kitabesinin Latin Alfabesi'ne Çevirisi     

                 


1968 Tarihli "Osmanlı Devri İstanbul Sıbyan Mektepleri Üzerine Bir İnceleme" İsimli Kitaptaki Abdullah Paşa Sıbyan Mektebi Fotoğrafları

 

         

1977 Tarihli Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi Fotoğrafı

 

24 Kasım 1999 Tarihli Hürriyet Gazetesi Haberi

 

Abdullah Paşa Sıbyan Mektebi'nin Güncel Durumu, 2014

 

 

YAPIDA  UYGULANAN RESTORASYON ANA  KARAR VE İLKELER

Yapının restorasyon projesi hazırlanırken; “mevcut durumda özgün halde bulunan duvarların tespiti ve özgün olarak korunması” koruma prensip kararı olarak alınmıştır.

Rölövede tespit edilen özgün duvarları ile restitüsyonda olması gereken ancak zaman içerisinde kaybolmuş ya da yıkılmış ana ve ara beden duvarları çakıştırılarak, plan kurgusu araştırılmış ve tartışılmıştır. Rölöve ile restitüsyonda öngörülen beden duvarları çakıştırıldığında tüm eklenti duvarlar, bölücüler görülebilmiştir. Plan düzlemi, kesit ve cepheler için verilecek restorasyon kararlarında, çakıştırılan bu planlar öncü rol oynamıştır.

 

İstanbul Teknik Üniversitesi Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü Müdürlüğü'nce hazırlanan Abdullah Paşa Sıbyan Mektebi'nin Restorasyonu ve Taşıyıcı Sisteminin Mevcut Durumu Hakkındaki Teknik Rapor doğrultusunda binanın yıkılmadan, gerekli iyileştirme çalışmaları yapılarak, taşıyıcı sistemindeki onarımın yapılması, mevcutta yok olan kısmın özgün yapım sistemi ve malzemesi kullanılarak, tamamlanması öngörülmektedir.

 

Abdullah Paşa Sıbyan Mektebi; rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelendirmesi MDM Mimarlık LTD ŞTİ tarafından tamamlanmıştır.

  

2018 yılında uygulama aşamasına geçilmesi planlanmaktadır.

Kopya Hakları Saklıdır © 2016